5 Temmuz 2017 Çarşamba

Yaren




Yüzün, kokun ve sesin cok tanıdık geliyor dedim. Hic düşünmeden gülümsedi. Çok zaman oldu biliyorum ama benim  adım aşk diye ekleyiverdi. Böylemi olur hep bu kadar tenhalasirmi sen gidince bu yollar diye sordum. Sen ne ıstersen o olur dedi. Tanıdık gibi ama hatirlayamadigimdi aslında. Çok dedim kırıldım,  dağildım bu yollarda ve dağildıkça unuttum unuttukça hatırlayamaz oldum. Şimdi sen benim okyanusummuydun yüreğimde öyleyse nerede dalgalarım kim götürdü martıları ve hangi yağmurlar yıkadı yıllardaki izlerimizi...
Hiç mi hatırlayamam ben senli günleri hiç mi sızlamaz yüreğim neden gelmiyor sesin çokmu yabancılastik hic mi hatırlamaz yüreğin ellerimi..
Ve yahut burnunun direği sızlamaz mi koklayarak öptüğünden ayrı düştunmu? Iste en büyük bilmece yürek olmus bi çare el sen adına yaren desen ne demesen ne...

18 Aralık 2016 Pazar

Çalıntı zaman



Neden böyleyiz biz?
Bir türlü toparlayamıyoruz.
Bir türlü mutlu olamıyoruz mesela, tam manasıyla yada ağız dolusu gülemiyoruz.
Hep bi yanımız eksik gibi, hep tamamlayacak oyuncaklar arıyoruz. Oysa ne büyük duaydı dilimizde senli, benli zamanlari hayal etmek...
hele ayni evde vakit geçirmek istemek.
Nasıl  bu kadar eskidik biz?
Nasıl vazgeçtik yan yana durmak istemekten?
Ve ne vakit vazgeçtik birlikte hayal etmekten...
Nedir içimizde eksik kalan, nedir her istediğimiz olduğu halde hala doymadığımızı bize tekrarlayan?
Nedir? bu kadar bizi içimizi yüreğimizi bayağılaştıran.
Niye ellerimizi sevmiyoruz  sadece,
hatta geçtim bizden bir daha hiç o kadar küçük olmayacak can parelerimizin bile ellerini sevmiyoruz.
Hep erteliyor erteliyoruz.
Sanki çok uzun ömrümüz yada ömrümüzün garantisi var gibi erteliyoruz.
Bak bir yaş daha büyüdü evladımız bir diğeri de büyür  bir kaç ay sonra benim yüzümde bir dolu çizik doldu.
En çok da kaşlarımı çatmaktan yüzümün ifadesi değişti.
Ne zaman vazgeçtik biz anı yaşamaktan...
Şimdi değilse,  ne zaman?
Her gün bir bahanemiz var birbirimizi sevmemeye...
Birbirimize vakit vermemeye...
Oysa en afilli  cümlelerden degilmiydi? "Bir insanın bir insana vereceği en kıymetli şey ayırdığı zamandır" değilmiş iste bir insanın bir insana vereceği en büyük  cezaymış.
Ondan çaldığı zaman..

28 Mart 2016 Pazartesi

Yar

Bir bosluk bir yar ki dustugum mumkinu yok anlatilamaz...
Hangi cehennem ile tarif edilir,bilmiyorum. Gitmek istiyorum gidemiyorum. Kalmak istesem kalamiyorum. Nefes almak mimkun degil,hangi hayati yasiyorum belli değil kim bilir, belki de yaşadığım hayat bike benim değildir. Insan nerede yıkılır en cok yada ne zaman cani yanar bilemedim. Bildiğim tek gercek var ki insan en cok guvendigi daglara kar yağdığında aci cekiyor. Lakin bu aciyi disa vuramadigindan aci buyudukce buyuyor. Sonra sonrasi kayıp sonrasi sihirsiz dumduz oyle kupkuru....

24 Nisan 2013 Çarşamba

vurdumduymazsam

"Eğer bir gün; 
SUSARSAM karşında, 
ve ŞARKILARDAN kaçıp, 
kendimi sadece SÖZLERE,
ŞİİRLERE vurursam...

CEVAPLARIM kısalırsa,
uykularım gibi kaçmışsa ağzımın tadı,
VURDUMDUYMAZSAM ve
ne halim varsa görmekteysem,
ve..
Eksiksem senin yanında,
ne olur elini VİCDANINA koy da bir kezde sen düşün;
Bu hale niye geldi diye..?

Bu benim son DÜŞÜNÜŞÜM;
niye, niye, niye.. diye...
Sıra SENDE..."

6 Aralık 2012 Perşembe

romeo&juliettee

inan bende çok isterdim böyle sımsıcak hep hayalini kurduğumuz o yuvada yaşayabilmeyi bende isterdim herkes kadar umursamaz olmayı ama olmuyor işte herkes aynı olmuyor yada sana benzemiyor.
bende çok hayalini kurdum her geceye senle gözlerimi kapayıp yine her sabaha senle açmayı olmadı olduramadım.
ben sonunda sorunu buldum sorun benim hiç bir şeyi silip unutamayan aklım işte meselede burda düğümleniyor... Aklım söylenen yapılanı hiç unutmazken yüreğim ise sana tutsak bir biçimde senden vazgeçemiyor. İşte olanda tamda burada oluyor. ben ikisinin arasında nereye gideceğini bilmeyen karanlıkta kaybolmuş küçük bir çocuk gibi sana sesleniorum...
romeooooooo romeoooooooooo romeooooooooo nerdesin diye
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...