11 Ağustos 2017 Cuma

HOŞGELDİN


Elimde ki herşeyi yavaşca yere
bırakıyorum. Hırsımı , egomu, acımı , kederimi , kayboldugum bütün yolları bırakıyorum bu aksam. Hepsi birden olurmu bilmiyorum. Acelem yok sonuc istediğimiz gibi olsun. En başta beni bırakıyorum. Her şeyin başına ekledigim beni bu aksam yavaşça yere bırakıyorum. Yavaş yavaş dizlerimdeki yaralari sariyorum en kolaydan başladım. Yaralar ağır, yaralar derin lakin bu da geçecek bütün geçenler gibi... Çok fazlada olsa kan kaybım bu kayıp zaman içinde kazandıklarım ile yola  devam edeceğim. Burada bırakıyorum terkedildigim günleri, her gece  ağlayarak dogurdugum güneşleri hepsini bırakıyorum. Ve yanıma sadece yüreğimi alıyorum. Hala zaman var diye düşündüğüm icin içimde unuttuğum yüreğimi alıyorum.
Insan diyorum insan nelere gebe Aşk, dostluk, arkadaşlık, akrabalık, aile hepsini bir kenara çekiyorum tek tek hemde hepsini sorguluyorum. Tek tek üstelik ve artik ben demiyorum. Beni üzen ben dahi olsam fırsat vermiyorum. Tüm hatalarimla yüzleşiyorum tüm güzellikleriyle okuyorum geceler boyunca sayfalar dolusu kitaplar bitiriyorum. Kimisi harf harf  yazılıyor içime dışıma, kimini hatırlamiyorum bile... Bu arada herkes ama herkes insan ve ne kadar güvenirsen , güven ne kadar seversen , sev ve ne kadar inanırsan , inan o kadar yanılmaya müsait olduğumuzu kabulleniyorum. Kocaman bir 40 yil var ardımda lakin ben daha yenı büyüyorum. Acıya , kanaya bazende kocaman bir yalnizlik ve kimsesizlik icinde hiç olarak büyüyorum. Şimdi evrenin acayip bir büyüsü olduğuna dahada cok inandım. Neyi cok aklından geçirirsen duaya dönüşür demis birileri bu doğru hic şaşmadı. Bu ara bütün gökyüzü  ve evren bana çalışıyor sanirim tamam bitti dediğim ne varsa getirdi önüme koydu bir daha gözden geçir dedi. Bu nasil bir enerji bilmiyorum ama ben fazla olan ne varsa çıksın gitsin diye düşündüğüm herşeyi koşup önüme getirdi. Şimdi ben silip atmak yerine herşeyi ve herkesi olduğu gibi olması gereken yerde bırakmaya karar verdim. Sirtimda taşıdığın ne kadar yük varsa hepsini bırakıyorum. Hafif sakinsakin bir yürekle devam edebilmek icin önce bi bomboş kalmak gerekmiş yani hiç olmaya niyet ettim. Şñimdi olduğum yer Araf bir yanım uçurum bir yanım mavi okyanus kokusu, tadı, rengi her şeyi tanidik lakin ben yabancı kaldım her güzelliğe işte anladığım bu oldu. Yabancilastim en başta kendime yolumu bulmak umudu ile herşeyi yavaşça birakiyorum...
Hepinize bu gece hoşçakalın diyorum en güzelinden yavaşça sessizce yaptığınız en guzel ve en çirkin ne varsa artik sizinle yaşasın ben yanıma aldığım  bir huzur ile yaşama hoşgeldin diyorum.
12.08.2017
01:57


4 Temmuz 2017 Salı

Yaren




Yüzün, kokun ve sesin cok tanıdık geliyor dedim. Hic düşünmeden gülümsedi. Çok zaman oldu biliyorum ama benim  adım aşk diye ekleyiverdi. Böylemi olur hep bu kadar tenhalasirmi sen gidince bu yollar diye sordum. Sen ne ıstersen o olur dedi. Tanıdık gibi ama hatirlayamadigimdi aslında. Çok dedim kırıldım,  dağildım bu yollarda ve dağildıkça unuttum unuttukça hatırlayamaz oldum. Şimdi sen benim okyanusummuydun yüreğimde öyleyse nerede dalgalarım kim götürdü martıları ve hangi yağmurlar yıkadı yıllardaki izlerimizi...
Hiç mi hatırlayamam ben senli günleri hiç mi sızlamaz yüreğim neden gelmiyor sesin çokmu yabancılastik hic mi hatırlamaz yüreğin ellerimi..
Ve yahut burnunun direği sızlamaz mi koklayarak öptüğünden ayrı düştunmu? Iste en büyük bilmece yürek olmus bi çare el sen adına yaren desen ne demesen ne...

17 Aralık 2016 Cumartesi

Çalıntı zaman



Neden böyleyiz biz?
Bir türlü toparlayamıyoruz.
Bir türlü mutlu olamıyoruz mesela, tam manasıyla yada ağız dolusu gülemiyoruz.
Hep bi yanımız eksik gibi, hep tamamlayacak oyuncaklar arıyoruz. Oysa ne büyük duaydı dilimizde senli, benli zamanlari hayal etmek...
hele ayni evde vakit geçirmek istemek.
Nasıl  bu kadar eskidik biz?
Nasıl vazgeçtik yan yana durmak istemekten?
Ve ne vakit vazgeçtik birlikte hayal etmekten...
Nedir içimizde eksik kalan, nedir her istediğimiz olduğu halde hala doymadığımızı bize tekrarlayan?
Nedir? bu kadar bizi içimizi yüreğimizi bayağılaştıran.
Niye ellerimizi sevmiyoruz  sadece,
hatta geçtim bizden bir daha hiç o kadar küçük olmayacak can parelerimizin bile ellerini sevmiyoruz.
Hep erteliyor erteliyoruz.
Sanki çok uzun ömrümüz yada ömrümüzün garantisi var gibi erteliyoruz.
Bak bir yaş daha büyüdü evladımız bir diğeri de büyür  bir kaç ay sonra benim yüzümde bir dolu çizik doldu.
En çok da kaşlarımı çatmaktan yüzümün ifadesi değişti.
Ne zaman vazgeçtik biz anı yaşamaktan...
Şimdi değilse,  ne zaman?
Her gün bir bahanemiz var birbirimizi sevmemeye...
Birbirimize vakit vermemeye...
Oysa en afilli  cümlelerden degilmiydi? "Bir insanın bir insana vereceği en kıymetli şey ayırdığı zamandır" değilmiş iste bir insanın bir insana vereceği en büyük  cezaymış.
Ondan çaldığı zaman..

27 Mart 2016 Pazar

Yar

Bir bosluk bir yar ki dustugum mumkinu yok anlatilamaz...
Hangi cehennem ile tarif edilir,bilmiyorum. Gitmek istiyorum gidemiyorum. Kalmak istesem kalamiyorum. Nefes almak mimkun degil,hangi hayati yasiyorum belli değil kim bilir, belki de yaşadığım hayat bike benim değildir. Insan nerede yıkılır en cok yada ne zaman cani yanar bilemedim. Bildiğim tek gercek var ki insan en cok guvendigi daglara kar yağdığında aci cekiyor. Lakin bu aciyi disa vuramadigindan aci buyudukce buyuyor. Sonra sonrasi kayıp sonrasi sihirsiz dumduz oyle kupkuru....

24 Nisan 2013 Çarşamba

vurdumduymazsam

"Eğer bir gün; 
SUSARSAM karşında, 
ve ŞARKILARDAN kaçıp, 
kendimi sadece SÖZLERE,
ŞİİRLERE vurursam...

CEVAPLARIM kısalırsa,
uykularım gibi kaçmışsa ağzımın tadı,
VURDUMDUYMAZSAM ve
ne halim varsa görmekteysem,
ve..
Eksiksem senin yanında,
ne olur elini VİCDANINA koy da bir kezde sen düşün;
Bu hale niye geldi diye..?

Bu benim son DÜŞÜNÜŞÜM;
niye, niye, niye.. diye...
Sıra SENDE..."

5 Aralık 2012 Çarşamba

romeo&juliettee

inan bende çok isterdim böyle sımsıcak hep hayalini kurduğumuz o yuvada yaşayabilmeyi bende isterdim herkes kadar umursamaz olmayı ama olmuyor işte herkes aynı olmuyor yada sana benzemiyor.
bende çok hayalini kurdum her geceye senle gözlerimi kapayıp yine her sabaha senle açmayı olmadı olduramadım.
ben sonunda sorunu buldum sorun benim hiç bir şeyi silip unutamayan aklım işte meselede burda düğümleniyor... Aklım söylenen yapılanı hiç unutmazken yüreğim ise sana tutsak bir biçimde senden vazgeçemiyor. İşte olanda tamda burada oluyor. ben ikisinin arasında nereye gideceğini bilmeyen karanlıkta kaybolmuş küçük bir çocuk gibi sana sesleniorum...
romeooooooo romeoooooooooo romeooooooooo nerdesin diye

27 Kasım 2012 Salı

Biz birbirimize susarak kıydık

Hep konuştuk biz... Hiç susmadık yıllarca aşık olduk, ayrı düştük, hasret çektik, doyasıya yaşadık, en mutlu yada en mutsuz anlarda dahi hiç susmadık öyleki biz birbirimize konuşmadıkmı yarım kalırdık...
Eş dost ile başka, yalnızken bambaşka konuştuk bekardık, evlendik biz yine konuştuk öyle güzel konuştuk ki çocuğumuz bile bu güzellikle doğdu biz hiç onu anlamakta sıkıntı çekmedik oda bizi Hiç yorulmadan hiç usanmadan anlattık biririmize bildiklerimizi bilmediklerimizi ama hiç usanmadık ne büyük dehlizlerden uçurumlardan geri döndük birinde sen tutun elimden diğerinde ben senin elinden bir Yusuf olduk  kuyuda bir Züleyha lakin hiç vazgeçmedik... Bir ateş şimdilerde yolumuzda , yurdumuzda ve biz bir sustuk pir sustuk... Öyle sustuk öyle sustuk ki...
Artık bizi kıskanan bize imrenen kalmadı öyle çok şeyi sustuk ki bir anda herkez gibi olduk farkımız kalmadı...
şimdi  yaptığımız tek şey var elimizde onca neden varken...
Biz birbirimize susarak kıydık.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...