19 Aralık 2009 Cumartesi

uyan sunam derin uykudan

bir gün bundan daha fazla yanmayacak canım

yada bundan daha fazla yakamayacaksın ogün inan
benim uykumdan kalktığım bir sabah olacak biliyorum ben seninde canın yanacak amma benim canım artık kanamıyor olacak bir avuç tuz tutuşturup çok sevipte unuttuğun ellerime yaramın tam göbeğine basacağım. ben biliyorum el nederse desin dil nederse desin sen bana hep kıyamayacaktın. ve ben bununla son nefesi verecektim amma olsun bir gün bir gün yine bana sebebim yine sevdiğim diye sesleneceksin.

ve yine seveceksin sesimi kulakların işitecek ama gönlünü dolduracak sesim nebilim seveceksin gülüşümü hep hüzünlü bakan gözlerimde yada burkup yüreğinin bir köşesini benim sesime koşacaksın son nefesine değin
aşk aşk aşk
bir yerde unuttuğumuz yada içimize en derinlerimize gömüpte üstüne taşını bile yerleştirmediğimiz cinayetimiz sende iyi biliyorsun herkes sever kendi capında kimi çok kimi za ama sever severde

aynı yerde buluşamayınca adı aşk olur her şarkı yaraya melhem olur her söz kalbe düşman ben bir ucundan tutmuşum aşkı sen bir ucunda ikimizde hesapta aşığız peki aşk döne döne aşk olmak değilmiydi hani aşk vazgecmek değilmiydi.
peki nerede şimdi bu durumun en güçlüsü en fedakarı yok fedakarlık diye bişey yok aslında bu dünyada kimse kimse için yaşamıyor biz en önce bunu öğrettik ilk uyanışımızda birbirimizin canını acıtırken sonra dile döktük sonra tene en sonundada yaşarken öldük. öldük. öldük.
biiliyorum bunlarda bir avuç suyun üzerine yazılmışçasına okunup unutulacak en güzel olduğumda bile senin için söylediklerim bir bir unutuldukdan sonra bu kadar çirkinleştikten sonrakilerin hatırı olmazda hani öldükya biz hani hiçbiçimimizin hatrı yokya bu dünyada işte öyle hissetiiğim bir an değil bu işte şimdiden sonrasını gerçekten unut!

Şimdi seni çok sevdiğim ogün gözlerinde boğulduğum ogündür sana şarkılar sana şiirler yazdığım gündür bu gün şimdi şu saat ezilip ezilip kalbimin yok olup sonra yine seninle hasretinle özleminle filizlendiği bir gündür bugun sıcacık mevsiminde bir şehrin sokaklarında deli divane sarmaş dolaş gezdiğim gündür bugun seni çok özlediğim sesini çok özlediğim en çokta seni sevdiğim gündür bugun.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Öleceğim bu HTML kodları yüzünden

Şimdi ben bu blog işşini çok sevdim birileri okuyo okumuyo şu andada çok ilgilendiğim bişey değil lakin bana illallah getirten bir durum varki, oda şu htlm kodları arıyorum buluyorum harika istediğim bir şeyi blog sayfamda göreceğim diyorum ama olmuyor benim şablon öyle herşeyi kabul etmiyor veyahut ben beceremiyorum mümkün mertebe benim yapamadığım daha doğru bir yanıt olacak ama çıldırmak üzereyim olurda sesimi duyan biri varsa ne olur bana yardım edin. İMDAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAT

3 Ekim 2009 Cumartesi

SEVDAYA DURMAK

Keşka birgün senda beni anlasaydin
bir günluğuna eşin olabilseydum
hatasuz mağrur gururlu ben olabilsaydum
sana anlatsun sevdami sessiz sedasız
gözlerum doldi taşti sepetumda sari eruk hamlari

"keşke bir gün sende beni anlayabilseydin
birgünlüğüne senin eşin olabilseydin ve..............
hatasız mağrur gururlu ben olabilseydim
sende benim karssımda ezik çaresiz kalsaydın
hissedermisin ama su ana ve çok uzun zamandır
hissetiklerimi sana bu şarkı anlatsın
sessiz sedasız farid farjad tangamdeh
ben onun içinde dünden bu güne
ne gördüysen o 4 dakikanın sakladım"

komik değilmi eminim öyledir ben bunları seninle yazısırken bir sitede yeni çevrilen bir türk filmi afişi gördüm bir karadeniz klasiği olacağa benzer hemen ilgimi çekti oldum olası karadenize bir ilgim vardı zaten bütünüyle (Annemden olsa gerek) ve türkü atmak ne anlama geldiğini orada öğrendim öyle çok yeteneğim olduğunun iddasında değilim ama yazarım işte bişeyler ve bu türkü beni okadar etkilediki senle konuşurken yazıverdim dötlüğü lakin türkünün kendi dörtlüğü sitedede benim yazdığım bende kayıtlı değil komik olan kısmı bu hani olurda eskaza benim dörtlüğüm beğenilse oku deseler okuyamam ama güzel pldu ondan eminim. Şimdi gerçek türkünün dörtlüğünü iliştiriyorum merak edenlere arık bizimkisine Allah kerim :)

Not:bu arada filmi dört gözle bekleyeceğim.

Sevdaya Durmak
Yaz gelince yeşiller,sari eruk dallari
Sevduğum nerda kaldun,hep gözlarum yolları
Dere başı ben olsam,akmazdum da dururdum
saliversalar beni, gider yari bulurdum

2 Eylül 2009 Çarşamba

YÜZÜMDEKİ EMARELER

Biliyorum aklının en ücra köşesine takılı kaldığımı ve zamanın gözlerinden sildiği emareleri belki ağlayınca anlımda dikine damarlarım belirmiyor benim seni duyguma inandıracak yada yanaklarımın tam ortasında aniden beliren obruklar gibi bir gamze ilişmiyor samimiyetimi dile getirecek seksi kılacak dudağımın kenarına iliştirilmiş bir benimde yok sonra öyle ipek gibi okşamaya doyamayacağın saçlarım hiç olmadı.Bir gelincik kadar ince ve uzun değilim karşıdan bakınca,senin istediğin kadar beyaz da olmadı hiç tenim ve gözlerim ne maviydi gökyüzü gibi nede yeşildi denizlerdeki dehlizler misali simsiyah bir geceyide andırmadı.Ama bilki bende sevilmeyi çok iyi bilirim anlımda ki damarlarım değil ama yüzümün her karesidir duyguma inandıran sonra yanagımda değilsede dudağımın soluna iliştirilmiş sessiz bir gamzem vardı hep ağlarken gülmeye geçtiğimde beliren,birde gözlerim bir damlası doğaya ve doğadaki her canlıya şifa olan balın renginde yada bal nehirlerinin uzadığı içinde lakin bakınca değil göremeyince insan yanıbaşındakileri başka yüzlerde ararsın en güzel ama sana ait olmayan emareleri!!!!!!!!!!

24 Ağustos 2009 Pazartesi

LİMON ÇİÇEKLERİ


Uzun zamandır müzik dinlemiyormuşum bugün kısa dolmuş yolculuğum sırasında dışarıdaki gürültüden korunmaktı aslında amacım ama dinlediğim bu şarkı beni ilk dinlediğimden de çok etkiledi. Çok uzaklara götürdü uzun zamandır tatil yapmıyor olmanın etkisi sonra o güzelim cennet bahçelerinde yaşamak arzusu ile yanıp tutuşmamdan olsa gerek tek tek dolaştım sevdiğim ve şimdi şu anda olmak istediğim yerlerde Antalya ya uzandım mesela ve mis kokulu portakal ve limon bahçelerinden geçtim. Sonra en sevdiğim yerine yani liman üstü çay bahçelerinde yudumladım çayımı ve kayalıklarda çitledim yanmış kabak çekirdeğimi ve falezlerden eğildim sanki boşluğa bırakacak gibi kendimi saat kulesinin altında oturdum bir banka akşam olmuştu ki muz ağaçlarının yaprakları yine göz yaşlarına boğuldular bizi hatırlayıp ve oradan bütün kumsallarına ayak bastım akdenizin en sıcak şehrinin şimdi bir güneş okşuyor yüzümün her karesini dolmuşun penceresinden İstanbulun hüzünlü bir semtinde ve ben bir anlığına göz kapaklarımı dinlendiriyorum mis kokusunda bu şehrin. Siz deyin tatilin gelmiş ben diyeyim hasretim kabarmış sebebi her neyse bilmiyorum ama şuanda olmak istediğim şehirde değilim ve bugünlerde en iyi bildiğim şeyse bu olsa gerek limon ve portakal kokusu arasında yürümek ve bu şarkıyı dinlemek.
LİMON ÇİÇEKLERİ.................

14 Ağustos 2009 Cuma

BEN KİMİM KAÇ KİŞİYİM?

Bazen bir çocuk savunmasız hiç kimsesiz bir anne sevkatine muhtaç kimi deli dolu bir genç durdurak bilmeyen bir tay misali koşan bazen çok yorgun oluyorum tıpkı bir nine yerimden kalmak istemez bir tavırla mıhlanıp kaldığım yerden anılarımı izliyorum mutlu mutsuz. sonra birden çok güzel bir anne oluyorum sayende ve sevgilerle çeviriyorum heryanı melekler indiriyor göklerden ve herbirine içimdeki mutluluğun sırrını veriyorum. Bir kadın oluyorum ki bazı geceler arzularım taşıyor bitmek tükenmek bilmiyor sehvetin kapısında sora bir güzelleşiyorum pir güzelleşiyorum ki gözlerinle bakmaya dokunmaya kıyamazsın.Ve en nihayetinde ben oluyorum sonunda ben benim içimde önce seni senle benden ise oğlum doğuyorum. Sonsuz bir ummada seni hep seni diliyor seninle diriliyorum. Sonra ellerime sıkıştırılmış bir demet papatya ve dudağıma emanet bırakılmış bir tebessümle hep aynı yere dönüyorum. Hep yanımda olduğun ve olacağın lakin sonsuza dek gönlüne dokunamayacağım Seni kaybettiğim yere yani yüreğime.........................

AFFETME

Yar yemin isteme yemin etmem
Yeminler tutulmaz ki
Söz o benimse sözün emin elde
güvensiz tutulmaz ki
Yağmura sor çöle sor dağlara sor
birtek bana sorma ona sor
Yar gücenme gözün neden yerde
Bu ceza taşınmaz ki
Ellerin neden böyle buz keser anla
Suçlamak yakışmaz ki
Canım de geçti de
İstersen bitsin de
Hak verme asla hiç güvenme
Haksızsam AFFETME...

6 Ağustos 2009 Perşembe

gözlerinde ki karadeniz de boğulmak istiyordum olmadı bize düşen gözlerinde değil yokluğunda kaybolmakmış.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

BOĞAZIMDA DÜĞÜM DÜĞÜM

Ben günlerdir sen günlerdir. Sadece yalnızız olan biten hepsi bu

30 Temmuz 2009 Perşembe

DOSTLARI OLMALI İNSANIN

Tamda böyle bişey olmalı yalnız kalmak yada yalnız bırakılmak yaş neredeyse otuzbeşe bir kala. Şaiirinde dediği gibi (yaş otuzbeş yolun yarısı eder.) böylesi hissetmemiştim yalnızlığı nede çok sevinirdik oysa onbeşli yaşalarda hatıra defterimizin beyaz sayfasına "canım arkadaşım kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için" diye başlayan cümlelerin bizi sonsuza dek taşıyacağını sanmışız. Geçende aldığım bi mail şöyle başlıyordu "annem kız arkadaşlarını unutma diye tavsiye ederdi"ben unutmadım anne ne yıllar önce nede yıllar sonra şimdi eleye eleye elekte çok az insan kaldı illaki öyle olmalıydı zaman tükendikçe alehimize şimdi kadim bir kaç dosttan başka anılarda yaşayan arkadaşlıklar paylaşılanlar var. İnsan bunca zaman sonra neden dönüp bakar acaba geçmişe geçmişi olmayanın geleceğide olmaz dedikleri doğrumudur benim geçmişim dopdolu olsada niçin burkuyor sol yanımın sol köşesini bilmiyorum. şimdi gurbetteki dostlarım yanımda olsa yada yanımdaki dostlarım halden anlasa ne iyi olurdu değilmi. Biz dostluğu yarenlik bildikte ölüme dek sırtımıza yükledik siz dostluğa ne anlam yükledinizde biz bir türlü öğrenemedik öğretemedik yarenler?

8 Temmuz 2009 Çarşamba

senden önce öylesine nefes almış bu beden

insanın başına neden korkuyorsa o gelir derler ya aynen bugun yasadığımız bu cumlelerden ibaret enbüyük korkumdu benim birini böylesi sevmek kaderim olur onda noktalanırım diyordum lakin olmuyor nekadar çabalarsak çabalayalım son diye birşey olmuyor demekki şimdi yapayalnızız çok güç bir kadere bağlanmış sürüklenip duruyoruz. Düşünsene sen benim saçlarımı okşamayalı yada benim ellerimi senin yüreğinin üzerine koymayalı nekadar oldu bilmiyorum ama birbirimizin canını yakalı çok olmadı en son dün geceydi şimdi ikimizde sorgular olduk birbirimizin yanında duruşunu neden diye bi düşünsene biz romeo ve julıette bütün engellere ragmen birbirinden vazgeçmeyen biz bugun birbirimizden yine birbirimiz için vazgeçiyoruz akılalmaz bir oyun olsa gerek bu yada aklı alan varsa bize açıklasın çünkü bizde ne akıl ne sabır nede bir başka güzellik kalmadı.

5 Temmuz 2009 Pazar

SORMA NEDEN

ben sen gidene kadar hiç bunu yaşayacağımı düşünmemiştim hepimiz öyle düşünürüzde ölümü
n bize selam vereceği hiç aklımızdan gecmez işte tamda böyle birşey seni kaybetmek ben çok uzun yıllar önce bir sarkının sözlerinde hemde bu acıyı hiç tatmamış olmama rağmen ilmek ilmek işlemiştim içime bir gün bunu yaşayacağımı bilmeden. ''Elimde yine kalemim yazıyorum seni sayfalara. Seneler seneler kitap olmuş anılarla gizlesem hiç fayda etmez söylesemde daha beter sorma neden en derinde en son arzum şu halinde sana yakın olsam yeter sorma yeter neden geceler bu kadar sessiz neden neden rüyalar bukadar uzak neden derler iyiler çok yaşamaz al bu canım senin al senin olsun'' herkez birer birer gidecekte bu çok erkendi hemde hepimiz için bunu sende çok iyi biliyorsun adımıza yakısır biçimde biz sadece sustuk çünkü biz dosttuk dost olmak olabilmek böyle birsey olsa gerek ve şimdi sen yoksun şuan ve ben yıllar önce böyle bir şeyi yaşayacağımı bilmeden dinlediğim şarkıyı bu gecede dinliyorum gözlerim görevlerini unutmuş bir çeşme edasındalar lakin o gün sustuğumuz içimizde hiç durmuyor durmayacak biz yine kızacak gülecek ve anacağız ama sen yoksun ve olmayacaksın..... neden dostum sende o çok bekleyemeyen dostlardan oldun ve herbirimizi burda başka bir yalnızlıkta yada çaresizlikte bıraktın. http://www.youtube.com/watch?v=gMsvHZmledw&feature=PlayList&p=2A73C300433BA163&playnext=1&playnext_from=PL&index=22

3 Temmuz 2009 Cuma

yoruldum sevgilim

Bir bilsen nasıl bir çığlık var boğazıma düğümlenmiş nasıl canımı yakıyorsun böyle umarsızca bir damla gözyaşıma kıyamazdın oysa bu nasıl bir adalet bilmiyorum ama bundan sonra hiç bir şeye bağlanamıyorum umudum yok kalmadı içim çürüyor sen içimde büyüdükçe dışım çürüyor içim aynı dışım aynı bir tek aynı kalmayan senin sevgin onuda ben görüyorum canım yana yana ben seni ağlatamam artık şahit olamam gözlerinin bebeğinin beni ta gözlerimden çizdiğine ama sen beni ağlatıyorsun ve sen her güldüğünde ben tekrar tekrar inanıyorum sana yoruluyorum sevgilim okadar çok yoruluyorumki hiç mecalim kalmıyor nefes bile almaya hayat o denli kısa kayıp gidiyor avuçlarımızdan ve akıp giden yıllar arasında bir tek senin benden ne istediğini anlayamadım sevgiden başka ne olsun istedik anlamadımki sana vereyim bilemedim belkide bundandır bana inanmayışın bu gecede söyledim sana ne sen bensiz ne ben sensiz olabilseydik nefes alabileceğimize inansaydık biliyorumki yanyana bile duramazdık lakin yinede unutup yalnışları bir türlü mutlu olmaya çalışmıyoruz neden buna hiç izin vermedin ogün seni bırakıp gittiğinden beri beni hiç affetmedin ve fırsatını bulduğundan beri canıma canıma vuruyorsun ama olsun bir gün ben seni yada sen beni anlıycağız elbet.

düşlerime bir mektup yazsam


23.02.1997 12:45
ANLAYANA
Bilmiyorsun en büyük aşklarda bir gün biter
Bu sonda en yakın arkadaşındır
Bir şişe acı şarap bir paket tütün
Her şeye rest çekersin kendice
Güneşin doğacağını bilirsin
Lakin ardından gecenin geleceğini
Ve bir tek şey kalır sevmediğin yalnızlık
Belki gözyaşın süzülür zaman zaman
Kısa aralıklarla acıdır yüreğinde kalan
Bir ipin ucunda olursan sallanan
Sevmediğin tek kavramdır yalnızlık o an
Şimdi gelde anlat Sevgiyi dilinle
Tıpkı yalnızlığın da konuştuğun duvarlar gibi
İstiflerini bile bozmazlar alacakaranlıklar
Anlasalar da belli etmezki bu kansızlar
Çünkü bilmezler ki bir parça ekmek
Gözyaşının ardından gelen tebessüm
Yada hiç sevemediğin yalnızlığında bile bir umut
Ne dersen sevgi için umuttur derim
Sevgiyi anlatmaya kalksam düşlerimdeki Seni dile getiririm.

doğum günüm

YAKALARSAN BİR GÜN İSİMSİZ UMUTLARI KOPARIP DALINDAN PAPATYALARI GÜNEŞİN KATIKSIZ ÇOCUKLARININ AVUÇLARINA BIRAK .
BIRAKKİ BİZ DOĞANIN ÇOCUKLARI ONLARI DUDAĞIMIZIN KENARINA SIKIŞIP KALMIŞ HAYATLAR MİSALİ BUSELERİMİZLE KUCAKLAYALIM BİZDE VARALIM BİR GÜN BİR SAAT SEVDANIN TADINA.
ELLERİMLE TOPLARIM BEN DİKENLERİ UYKUMU BÖLER GETİRİRİM SANA DÜŞLERİ KORKUYORUM ÇEK OMUZUNDAN BÜTÜN ELLERİ BU GÜNLER İÇİN SAKLADIM BEN HASRETLERİ.
BİZ DOĞANIN ÇOCUKLARI GÜNEŞİN ÇOCUKLARININ ELLERİNE SERİP KURUTTUK SEVGİYİ VE YAKALADIK HERGÜN İSİMSİZ UMUTLARI.
ÇİÇEKLER BIRAKMIŞTIM GÜNEŞİN KOYNUNA ANNE SICAKLIĞINDA SÜT KOKUSUNDA OYSA İNANMIYORSUN GÜNEŞİMİN ÇOCUKLARINA.
ADI YOK KENDİ YOK YOKTU YALNIZCA TENİYDİ BAMBAŞKA KİMYON TADINDA YAĞMURLAR BİLE SENİN TADINDA PİŞMANLIK LEKELERİ İSE ÇİL MİSALİ ÇOKTU MUTLULUKLARIMDA.
KAYITSIZ ÇOCUKLAR GİBİ HER SOLUKTA ARALIKSIZ MEVSİMSİZ MEMLEKETSİZ SENİ SEVİYORUM DEMEK.
KENETLER ŞÜPHESİZ OKYANUS GÖZLERİN ÇOCUK ELLERİMİ VE ESRARINI BİR BENİM BİLDİĞİM SARAYLARA GÖTÜRÜR.
VE SOYUNURUM ESKİ HALİMDEN NE KALMIŞSA YASLANDIĞIMDA OMUZUNA DOLUP TAŞARIM UMUTLA AŞKLA SEVDAYLA.
BEDENLERİMİZDİ BİRLEŞEN BİRDE BÜYÜK SEVGİMİZ NE YAZIK RUHLARIMIZDI HEP AYRI YERLERDE GEZİNEN.
YARINLARDADA RUHUN BANA UZAKLARDAN EL SALLARSA ACİZ BEDENİMDEKİ KORKULARIMDA ÇEKİP GİDECEK.
SAAT YENİ GÜNE SARILABİLMEK İÇİN KUCAK AÇMIŞ GÖZLERİM BİRER FAL TAŞI KİRPİKLERİM UYKULARIMLA KAPIŞMIŞ .
AŞKA SEVDAYA DOYMAK GÜNBE GÜN VE HER SEFERİNDE YARIM YAMALAK DOYUMSUZ GECELERİ BAĞLAMAK ACILAR İÇİNDE GÜN IŞIĞINA.
HAYALLERİMİN ÇİÇEK BAHÇELERİMİN YÜREĞİMİN GEÇMİŞ VE GELECEK GÜNLERİMİN GÜNEŞİN KATIKSIZ ÇOCUKLARININ BİZ DOĞANIN ÇOCUKLARININ SANA SÖYLEDİĞİM ŞARKILARIMIN YAZDIĞIM ŞİİRLERİN ŞEVKATLERİMİN ÖZVERİLERİMİN ŞEYTANLARIMIN MELEKLERİMİN ELLERİMİN AYAKLARIMIN EN ÇOKTA GÖZLERİMİN HAKKINI ÖDEYİPTE GİT YOK ÖDEYEMEM DERSEN EN GÜZEL GÜN OLAN BÖYLE BİR DOĞUMGÜNÜNDE ÖMRÜNÜ TANRIMA BAĞIŞLADA GİT.

yoruldum

Ben çok yoruldum göğsümün tam ortasıdan sola doğru eğim gösteren ve çok sesli bir orkestrayı anımsattığı halde hiç sesi çıkmayanımdan. Kocaman dünyanın içinde birtek seninle yaşarken birtek sana yakınken sensizlikten bıktım yalnızlıktan usandım. Bu ömür tükenmekte bu ömür bitmekte neden bu görmezlik nerede yitirdin adamım gözünü, kulağını,elini,bacağını ama en çokta ellrimi üzerine bıraktığımda seslenen solyanını cevap ver Allah aşkına.

9 Haziran 2009 Salı

YÜREGİM YARALI

yok artık biliyorum hiçbirzaman olmayacak o güzel gözlerinde hayalim ben güldüremeyeceğim senin deniz gözlerini ve birdaha hiç kimse üzemeyecek biliyorum senin yüreğini benim kadar ve ağlatamayacak da yüreğinin ta içini


ve ısıtamayacakta ve yakamayacakta ve acıtamayacakta ben biliyorum sen biliyorsunya gerisi boş
sen şimdi yorgun ben şimdi yorgun sevmeye yok mecal sarmaya hiç kalmadı yok işte canımızı yakacak ateşten başka elimizde kalan
sen yaralı ben yaralı nekadar gönlümüz acısada ettiklerimizden dualarımız birbirimiz içinde olsa ulaşmıyo işte o karanlık sisten
ve...
umut işte bir anne sesinde irkiliyo insan yada bir baba sesinde
olmuyo kopamıyo insan o en umutsuz anda bile umut etmekten
ben seni umut etmekten hiç vazgeçmedim sen benden vazgeçtiğindede
bana her dönüp gülüşündede umut etmekten vazgeçmedim
bir kez bana eskisi gibi gülümser bir kez olsun son kez olsun bakar dedim
ben senin olmadığın bir an geçirmedim düşünmedim bu hayatta keşke
benden şüphe etmek yerine gerçekten kıyabilseydin bana
umut sevgilim umut işte lanet olası umut
bir babayı kapılara getirebiliyo
bir anneyi divane edebiliyor
sen sayki onlar canı affederde
yare ne eder sen düşün bir tatlı gülüş bir tatlı söz ne eylerse
bir düşün geceleri ve o gecelerki içinde yaşadığımız
açıp açıp öyle bıraktığımız yaralarımız
umut sevgilim umut işte her bir yanında umut
bir kez teslim olmadın sen bana bütün benliğinle hep açık bir kapı bıraktın
gitmeye dair terkedilmeye dair
yaşadığımız bundan ibaret
ben sana zorla sevgi ekmedim en çokta sen istedin beni
şimdide istesseydi uzatsaydın canıgönülden
kollarını üstüme sarmalayıp sarsaydın bukadar
açık kapımız olmasaydı belki girmezdi hainlik kanımıza
umudu da sevgiyide yerleyeksan eylemezdi ama olsun be gülüm sen vazgeçsende son desende sözünden dönsende
farketmez gülüm.
10 haziran 09
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...