24 Ağustos 2009 Pazartesi

LİMON ÇİÇEKLERİ


Uzun zamandır müzik dinlemiyormuşum bugün kısa dolmuş yolculuğum sırasında dışarıdaki gürültüden korunmaktı aslında amacım ama dinlediğim bu şarkı beni ilk dinlediğimden de çok etkiledi. Çok uzaklara götürdü uzun zamandır tatil yapmıyor olmanın etkisi sonra o güzelim cennet bahçelerinde yaşamak arzusu ile yanıp tutuşmamdan olsa gerek tek tek dolaştım sevdiğim ve şimdi şu anda olmak istediğim yerlerde Antalya ya uzandım mesela ve mis kokulu portakal ve limon bahçelerinden geçtim. Sonra en sevdiğim yerine yani liman üstü çay bahçelerinde yudumladım çayımı ve kayalıklarda çitledim yanmış kabak çekirdeğimi ve falezlerden eğildim sanki boşluğa bırakacak gibi kendimi saat kulesinin altında oturdum bir banka akşam olmuştu ki muz ağaçlarının yaprakları yine göz yaşlarına boğuldular bizi hatırlayıp ve oradan bütün kumsallarına ayak bastım akdenizin en sıcak şehrinin şimdi bir güneş okşuyor yüzümün her karesini dolmuşun penceresinden İstanbulun hüzünlü bir semtinde ve ben bir anlığına göz kapaklarımı dinlendiriyorum mis kokusunda bu şehrin. Siz deyin tatilin gelmiş ben diyeyim hasretim kabarmış sebebi her neyse bilmiyorum ama şuanda olmak istediğim şehirde değilim ve bugünlerde en iyi bildiğim şeyse bu olsa gerek limon ve portakal kokusu arasında yürümek ve bu şarkıyı dinlemek.
LİMON ÇİÇEKLERİ.................

14 Ağustos 2009 Cuma

BEN KİMİM KAÇ KİŞİYİM?

Bazen bir çocuk savunmasız hiç kimsesiz bir anne sevkatine muhtaç kimi deli dolu bir genç durdurak bilmeyen bir tay misali koşan bazen çok yorgun oluyorum tıpkı bir nine yerimden kalmak istemez bir tavırla mıhlanıp kaldığım yerden anılarımı izliyorum mutlu mutsuz. sonra birden çok güzel bir anne oluyorum sayende ve sevgilerle çeviriyorum heryanı melekler indiriyor göklerden ve herbirine içimdeki mutluluğun sırrını veriyorum. Bir kadın oluyorum ki bazı geceler arzularım taşıyor bitmek tükenmek bilmiyor sehvetin kapısında sora bir güzelleşiyorum pir güzelleşiyorum ki gözlerinle bakmaya dokunmaya kıyamazsın.Ve en nihayetinde ben oluyorum sonunda ben benim içimde önce seni senle benden ise oğlum doğuyorum. Sonsuz bir ummada seni hep seni diliyor seninle diriliyorum. Sonra ellerime sıkıştırılmış bir demet papatya ve dudağıma emanet bırakılmış bir tebessümle hep aynı yere dönüyorum. Hep yanımda olduğun ve olacağın lakin sonsuza dek gönlüne dokunamayacağım Seni kaybettiğim yere yani yüreğime.........................

AFFETME

Yar yemin isteme yemin etmem
Yeminler tutulmaz ki
Söz o benimse sözün emin elde
güvensiz tutulmaz ki
Yağmura sor çöle sor dağlara sor
birtek bana sorma ona sor
Yar gücenme gözün neden yerde
Bu ceza taşınmaz ki
Ellerin neden böyle buz keser anla
Suçlamak yakışmaz ki
Canım de geçti de
İstersen bitsin de
Hak verme asla hiç güvenme
Haksızsam AFFETME...

6 Ağustos 2009 Perşembe

gözlerinde ki karadeniz de boğulmak istiyordum olmadı bize düşen gözlerinde değil yokluğunda kaybolmakmış.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

BOĞAZIMDA DÜĞÜM DÜĞÜM

Ben günlerdir sen günlerdir. Sadece yalnızız olan biten hepsi bu
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...