22 Haziran 2010 Salı

oyle mutlu oyle hasret oyle asık olsam ve ölsem

genc bir cocuk vardı çalıştığım ofisin karsısında her sabah bu sarkıyı acardı son ses o zaman çok modaydıya bu sarkıları dinlemek insanlara ama ben hep ağlıyordum bu şarkıda sen hep ağlıyordun bu sarkıda herkes gercekten kendi keyfindeydi biz ayrılmak zorundaydık yani sana göre oyle yanyana olabilmek için yan yana nefes alabilmek için hiç durmuyordu gözyaşımız lakin yinede hiç bitmedi terkedişlerin
 o günleri hiç unutmadım ben hiç unutturmadın sen
 
 ben bu sarkıyı dinliyorumya zaman zaman hep o günler düşüyor yüreğime ve ben ne yaptımsa o günlerden cıkmadım cıkamadım cıkamıyorum
 ben bağıra bağıra her sabah dinledim bu şarkıyı ve sen yine de gittin
 hiç unutmadım ben hani bazen işimiz düşüyoya senle yada sensiz o (p.t.) merkezine nefes alamıyorum onun bahcesinde
 beni nasıl bıraktığın düşüyor aklıma elimde değil
 sana nasıl yalvardığım düşüyor aklıma sanki sensiz hayat yokmuş gibi
 ama bak oluyormuş yanındayken bile oluyormuş
 ben bu şarkıyı her dinlediğimde antalyaya gelmek için gittiğin yerlere sürüyüpte götürmen için nasılda peşinde dolandığım düşüyor aklıma gecelerce yanyana olduğumuz halde nasıl özlediğimi nasıl sensiz kalırsamın hayalınde bile olduğumu hatırlıyorum şimdi
 biliyorum hiç umut yok hiç bir zaman olmayacak ama şimdi neyim varsa  herseyimi alsalar canım dahil ve bir kez sadece bir defa bir yıl değil bir ay değil sadece 1 gün senin bile bundan haberin olmasa hatta ben yasasam o günü bir defa yalnızca bir gün sonra herseyimi alsa Allah benden ben bir gün daha ole mutlu oyle hasret oyle asık olsam ve ölsem.

sessiz bir köşede
yine tek basına
uykusuz sabahım
güneşsiz yarınım
ağlıyorum yanıyorum
herkes kendi keyfinde
soldum artık belalım
bir umut ver dön bana
kime gitsem ah ne etsem
senin yerini alırmı sence
vurdumduymazlık etme
bir dön bak ardınsıra
kıyamet günü
senin gidişin
hiç birşey umrumda değil
yine yandı yine ağladı
çaresiz kaldı gönlüm

git git gitme.........

bir kere daha kulağını asarmısın ki bana

Bilemezsin ki sen yılların içimde biriktirdiği ızdırabı, bilemezsin ki ne büyük yarıklar var karanlıklarda.. Benim seni nice yalnızlıkların ardında sevdiğimi düşünemezsinki. Kılpayı kurtulmuşluğumun ruhunu senden sonraki kimsesiz saatlerimin yolsuzluğunu. Kıpraşan tenimin kırbaç yarasını, kabuslarla uyanıp,seni bir hamlede papatyalarda ki o sarı ve beyazlarda bırakışımı..


Sana seslensem bir kere daha kulağını asarmısın ki bana, gece benim için uyanmalarının kötümserliğini kaldırabilirmiyiz yine, ne mutluki bana: daha yazamadığım bir sürü şeyin arasında seni deliler gibi seviyorum.
ve; inan biliyorum....

15 Haziran 2010 Salı

AŞK

İkinci kural: Hak yolu'nda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Klavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil.

8 Haziran 2010 Salı

AŞK

"Birinci kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi önce korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demekki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şevkat anlıyorsan, sende bu vasıflardan bolca mevcut demektir."

(alıntıdır: Elif şafak Aşk)

5 Haziran 2010 Cumartesi

BENCE ARTIK SENDE HERKES GİBİSİN....

gönlümle başbaşa düşündüm demin
artık bir sihirsiz nefes gibisin
şimdi kal içimde bomboş kalbimin
bak hisleri sönen bir ses gibisin
maziye karışır sevda yeminim
bir anda unuttum seni eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sende HERKES GİBİSİN

yok yazmak güç inan bunca manidar bunca anlamlı sözün üzerine söz söylemek mumkun olmuyor kimbilir belkide doğrusu budur yada hayırlısı ama olmuyor ne dedimse hafif kalıyor ne soyledimse anlmını yitiriyor yok gercekten kalbimizden kalplerimize kinimiz bence artık bizde HERKES GİBİYİZ
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...