13 Ekim 2010 Çarşamba

sevgiliye

canım sevgilim ,dostum, yarenim nasılsın iyimisin iyi olmanı umut ederek yasıyorsam da iyi olduğunu görmek yüreğimi elbette tarifsiz rahatlatacak olsa da satırlarını okumak bile yetiyor artık ben iyi değilim sen bizi bıraktığın günden beri soranlara iyiyim desemde hep yüzümde bir gülümseme ile en buyuk oyunumu oynuyorum aslında herkese iyi değilim sen gittiğinden beri içine kurt düşmüş mükemmel bir kırmızı elma misali içten içe çürüyorum ben kimse farkında değil kimsenin de farkında olmasından yanada değilim... Özlüyorum seni ama galiba en çok gülen gözlerimizi özlüyorum bizi özlüyorum hani o herseye rağmen banane biz mutlu olalım diyen asi ruhlarımızı özlüyorum özlüyorum elimde değil heran bana hadi gidelim diyecek olmanı özlüyorum ve sorgusuz sualsiz senin peşine düşebilecek cesaretimi özlüyorum... şimdilerde ne mi yapıyorum nefes alabiliyorum mesela yemekte yiyorum su içiyorum bazen dışarı çıkıyorum ama hep gittiğimiz yerlere uğramayalı çok uzun zaman oldu sonra çalışıyorum ama inan sevmiyorum işimi sadece yaşamak için bu hayatta kalabilmek için çalışıyorum...










 Bazen eski dostlarla çekiştiriyorum seni çok özlediğimi mesela nerede olduğunu merak ettiğimi ama ne olursa olsun sana dön demeyeceğimi sen istemedikçe sen sevmedikçe gel demeyeceğimi söylüyorum onlara onlarda özlemekte seni ama nafile... oğlum çok büyüdü inan görsen tanıyamazsın inanmazsın her gününü onunla geçirsen ne kadar sana benzediğini ve ne kadar bana benzediğini bir çocuk bu kadarmı hem annesine hemde babasına benzer sana kızıyordum ya orası sana benziyor burası sana benziyor diye iyiki sana benzemiş iyiki ikimizden de bu kadar çok şey almış ben birtek onunla yaşarken birtek onunla vakit geçirirken seni ve beni yani bizi yasıyorum... sadece onunla yaşıyorum... nefes aldığımı hissediyorum... mutlu oluyorum... onun dışında bir evim var çok güzel kocaman seninle hayal kurduğumuz gibi değil sonra çok güzel elbiselerim ve yediklerim içtiklerim var ama ben hiç bir akşam bir demlik çay demleyemiyorum birlikte içebileceğimiz ne yaz akşamları nede soğuk kış akşamları üşümüş ellerimi sarmalayan kimse yok parmak uçlarıma üfleyen sıcak bir nefes yok belki en ucuz sigara kokan ve o koku ki günlerce hasret kaldığım şimdilerde çok uzun zamandır yani sen bizi bırakıp gittiğinden sen beni sevmekten vazgeçtiğinden bu yana bir adam var benim sol yanımda uzanan uzun boylu güzel bir adam ama bomboş içi bomboş gözleri bomboş kalbi bomboş sevgi aşk değil  şefkat dahi taşıyamayan yalnızca onunla yasayabilmek için ben ben olmaktan cıkıyorum bazen ama değişmek zor çok zor başkası gibi görünmek kolay da başkası olmaya çalışmak çok zormuş ne o adam mutlu nede ben ama ikimizde o istediğimiz başkaları olmaya çalışırken sınıfta kalıyoruz...başaramıyoruz... sonunda da birbirimize dahada uzak bir yabancı oluyoruz onun içinde bir yerlerinde hep seni arıyorum aslında onun gözlerinin bir yerlerinde beni arıyorum ama bulamıyorum ve bulamayacağımı da biliyorum... ama neyin peşine bu kadar düşüyorum bilmiyorum... bildiğim tek şey senin bu kadar uzagımda olmana tahammül edemiyorum senin bensiz bir yerlerde birilerine gülümsemene dayanamıyorum çünkü ben seni hala çok ama çok seviyorum.... ama sonra bir sabaha uyanıyorum yanıldığımı anlıyorum bana bu kadar sevgisiz kalbinde bu kadar sevgisiz yaşamasına tahammül edemiyorum en cokta bensiz yaşamasına.. sonra anlıyorum o sabah yanlışta olduğumu artık sevilende sevende be değilim o küçücük kıs seviyor hala seni ve o küçük kızı kaybedende içinde öldürende kimse değilmiş benim yanımda boylu boyunca uzanan bu adam yada baskaları değilmiş yalnızca ben yok edebilirmişim beni...yalnızca ben öldürebilirmişim içimdeki o güzelliği şimdi bunları bile sana yazarken seni ne kadar sevdiğimi söylerken ne kadar özlediğimi anlatırken hiç utanmıyor bu kız ama buradan cıkana kadar burdan çıktığımda eğer bu kızı yanımda götürürsem yeniden yineden paramparça olucam ben biliyorum o yüzden onu getiremem yanımda o yüzden seni geri getiremem bu sartlar altında.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...