28 Kasım 2010 Pazar

BEKLE

Bekle dönüşü vardır zor sürgünlerinde
Bekle hatırla bizi dar günlerinde

 Bekle biz seni çok özlesek te bekle seni göremesek te ve vuslata eremesek te yine de bekle her gecen gün seni bizden uzaklaştırdıkça biz sana biraz daha bağlandığımız için bekle bir gün bir gün her hasretin miadı biter İşte o zaman bekle sana öylesine hasret kalalım ki öyle dolduralım ki ciğerlerimizi bu gri soğuk şehrin havasıyla sana nefes almak için geleceğimiz günün hatırına bekle bizim beklediğimiz gibi bekle biz gibi pes etmeden ses etmeden bekle suskunluğun tarif olsun yollarına çığlığın derman yaralarımıza biz yapayalnız gelecekken çoğalmayı beklediğimiz gibi sende çoğalarak bizi bekle bekle bütün yeşilinle, mavinle,ne çok gizli kalmışlığınla en çokta neşenle gündüz sıcağın gece mehtabınla sen yıllarca bir dolu aşka tanık ol ama yine de bizi bekle bekle bir anne gibi, bir baba gibi kocaman bir aile gibi bekle bekle en büyük aşka tutulmuş aşık gibi bekle ben sana gelmeyi nasıl yıllardır bekliyorsam sende beni bekle en çokta gülen gözümün yaşını artık silmek için bekle bekle bir sabah senin sıcağında uyanmamı bekle ama yalnızca bekle..........

6 Kasım 2010 Cumartesi

HOŞÇAKAL ( yok kimsesi kimsenin hiç kimsenin)

Biraz değiştim, her şey kadar, sen kadar...Değiştim...Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,bir yanım kendini kolluyor bir yanım seni...Ben benimle savaşıyorum,seninle değil...Çok çalıştım...Gitmeye de  kalmaya da... İkisi de  aynı acı, ikisi de rezil... Daha öncede gitmiştim... Ama böyle kalarak değil..!!




Kalmış mı oluyorum gitmiş mi bu yaşadığımla bende bilmiyorum ama seviyorum ben şu  sözü (daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil...) Arafta kalmak gibi bişi bu  ne cennete gitmişim ne cehenneme ne melek olmuşum ne şeytan araftayım işte kısacası ne sevmeyi becerebilmişim ne sevilmeyi ne terk etmişim ne terk edilmişim değiştim mi bilmiyorum birazda olsa yada değişebilir miyim bilmiyorum ama gerçekten savaşım bitmedi hala kendimle bitecek gibi de görünmüyor ne yapsam da önce büyüdüm duvarlara vura vura kanaya kanaya acıya acıya  önce genç sonra kocaman oldum bir kadın oldum sonra bir çocuk bir anne oldum  ki görülmeye değer ama ben hala bir savaş ortasında kirpik dibinde bir damla burnunu çekerek ağlayan bir çocuk yüzü bir yürek avucunda sol elinin acemiliğinde ama sımsıkı ama tertemiz hala çok seviyorum ve hala çok özlüyorum seni ben seni bugünde bekliyorum sen gelmesen de sen yanımda nefes almasan da  gelmeyecek olsam da ve gelmeyecek olsan da ben gidiyorum bu gece yine kalarak bu evde..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...