7 Kasım 2010 Pazar

HOŞÇAKAL ( yok kimsesi kimsenin hiç kimsenin)

Biraz değiştim, her şey kadar, sen kadar...Değiştim...Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,bir yanım kendini kolluyor bir yanım seni...Ben benimle savaşıyorum,seninle değil...Çok çalıştım...Gitmeye de  kalmaya da... İkisi de  aynı acı, ikisi de rezil... Daha öncede gitmiştim... Ama böyle kalarak değil..!!




Kalmış mı oluyorum gitmiş mi bu yaşadığımla bende bilmiyorum ama seviyorum ben şu  sözü (daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil...) Arafta kalmak gibi bişi bu  ne cennete gitmişim ne cehenneme ne melek olmuşum ne şeytan araftayım işte kısacası ne sevmeyi becerebilmişim ne sevilmeyi ne terk etmişim ne terk edilmişim değiştim mi bilmiyorum birazda olsa yada değişebilir miyim bilmiyorum ama gerçekten savaşım bitmedi hala kendimle bitecek gibi de görünmüyor ne yapsam da önce büyüdüm duvarlara vura vura kanaya kanaya acıya acıya  önce genç sonra kocaman oldum bir kadın oldum sonra bir çocuk bir anne oldum  ki görülmeye değer ama ben hala bir savaş ortasında kirpik dibinde bir damla burnunu çekerek ağlayan bir çocuk yüzü bir yürek avucunda sol elinin acemiliğinde ama sımsıkı ama tertemiz hala çok seviyorum ve hala çok özlüyorum seni ben seni bugünde bekliyorum sen gelmesen de sen yanımda nefes almasan da  gelmeyecek olsam da ve gelmeyecek olsan da ben gidiyorum bu gece yine kalarak bu evde..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...