16 Şubat 2011 Çarşamba

öldüm ben gömezden gelme!

Keşke gerçekten varol masaydım evet ismim belki yada cismim hala dolanmakta bu evin koridorlarında kim bilir seninde o boş ve yalnızlıktan duvarları çınlayan kalbimin koridorlarında bir cismim var elbette yadsımıyorum lakin ruhu yok duygusu yok can acıtıyorsun mesela ama ağlamıyorum artık belki bir türk filminde kim bilir zengin çocuk fakir kızın ayrılığına daha çok gözyaşı döküyorum ama senin için ağlamıyorum bir karın var elbette iki çocuğun elbette hatta çok mutlu anlar yaşayabileceğin herkesin hayalini kurabileceği kadarda güzel bir evin var ama içinde suretler dolaşıyor sadece hiç gülmeyen suretler evet evlilik cüzdanımızda varım mesela tüm resmi evraklarda da geçiyor adım hala kaydımı sildirmemişsin öldü diye nüfus müdürlüğünden ama artık görmen lazım ben aslında yokum sevgilim hiç olmayacağım bundan sonra çünkü ben  çok uzun zaman önce öldüm sen benim mezarımı kalbine yapmadığın için bir türlü benim öldüğümü kabul etmedin nebilim belkide gercek bir mezar taşı aradı gözlerin ne yazılabilirse doğum tarihi 00.00.00 ölüm tarihi belirsiz ama  yalnızca sensin bunu kabul etmeyen bak hayatın gercek yanına o zaman göreceksin evet ben anneyim ve Rabbimin bana biçtiği ömrün sonuna değin evletlarım için bir nefesim sonra bir evladım hatamla günahımla ve yine anneme babama en yakın nefesim sonra ablayım birde iki küçük kardeşe onlar içinde bir nefesim görsünler yada görmesinler inkar etselerde bu gercek değişmez ama sana değilim sevdiğim ben sana ne kanımla nede canımla bir bağda değildim lakin en kuvvetli gönül bağımdın sen  kimsenin ne canı nede kanı ile yapamayacağı bir bağdır bu öyle sen istedimi olmaz sen söyledinmi çağırdınmı gelmez geldimi bir kez gelipde bir daha kolaya kolay gitmez sen istemedikçe kim kurabilirki zoraki durumlar dışında böyle bir bağı  lakin acıta acıta kanata kanata kopardık sende bende böylesi sağlam böylesi kurulması güç bir bağı sen bir yandan ben bir yandan çeke çeke uzata uzata kopardık öyle sancılı öyle uzun sürdüki biz bile koptuğuna inanamadık şimdi biz diye bir gönül bağı yok artık şimdi sen var ve o senin çokça güzel sevdiğin var şimdi ben var ve o benim çokça güzel sevdiğim var.. Hayat artık bundan ibaret....

14 Şubat 2011 Pazartesi

14 bahar geçmiş

14 bahar geçti tam on dört bahar seni gördüğüm seni sevdiğim o günün üstünden tam on dört bahar tam tamına on dört koca yıl bitmek bilmez geçmesi tahammül edilmez dile geldi mi tam on dört bahar kim derdi ki on dört bahar önce tam da bugünün tarihin de gözlerime hayran kalan büyüme kapılan rüyamın bile hayalini kuran bu adam seni böyle seven adam on dört bahar sonra seni böyle terk eyleyecek ne acı on dört bahar ne tatlı on dört bahar her güzel şeyin sonun olurmuş yalnızca sen değil elbette ben de yani biz de herkes gibiyiz artık renksiz  sessiz bir duvar oysa ne çok ses  ne çok renk taşırdık biz üzerimizde gecen  de duymuştum senden aşk bebeği diye biz aşkı bebeklerimize yüklemişiz (uploade) etmişiz görünmez bir bağla  şimdi on dört bahar sonra içimde senden  benden emanet bir can  daha ötesi varmı yok diğer yan da kollarıma sarılan annem diyen ilk canımla kalbinde can kırıkları gözlerimde söz yaşlarım ben on dört bahar öncesinden  daha yalnız daha ıssız daha kimsesiz bunca insan ve bunca sesin arasın da....
on dört bahar sonra da biz diyebilseydik bunca zaman sonra tam da bugun göz bebeklerimiz birbirinde kaybolurken ellerimiz sevişseydi  hasretten keşke oysa öyle zaman oldu ki gözlerin bana aşkla değil sevecen bile bakmayalı öyle uzun zaman oldu ki ellerin ellerimi acıtmadan sevemeyeli hele saçlarım on dört bahar sonra keşke acımasaydı bu kadar keskin olmasaydı sana baktığım pencerenin camları ben ve yüreğim ne yazık vazgeçemedik her bahar seni yad etmeyi şimdi içim de bunca sevgi ve nefretle savaşırken kimin galip geleceği belirsiz ben kutluyorum bu baharı ben sensiz sen bensiz bilmiyorum bu kadar yakın ama bu kadar uzaklığa bu kadar sevgisizliğe ne kadar dayanırız  bilmiyorum bunca baharı bunca acıyı senin yüzüne  bakarak seni görerek nasıl anlatırım bizim için on dört bahar önce kavuşmak hayalken şimdi bir arada nefes almak kabus oldu. ben sana on dört bahar önce bu şehrin sınırları için de çok büyük bir aşkla sarıldım sandım ki düşsem kalsam çamura da batsam en çirkin yüzümden en güzel yüzüme kadar bana dayanacak beni yaşamaktan vazgeçmeyen bir aşk buldum öyle sarıldım sana öyle sarılmaktan vazgeçmedim bunca yıkmana bunca yıkıma rağmen içim yüreğim canım hiç vazgeçmedi bu yürek seni sevmekten ama yalnızca seni sevmekten on dört değil yüz on dört bahar geçse de nafile itiraf ediyorum ki hiçte vazgeçmeyecek seni sevmekten lakin seninle yaşayamaz da bu beden sana tekrar dokunmayacak senin gözlerine bakamayacak senin gururla ellerinden tutup meydan okumayacak çünkü bu bahar vazgeçtim beni sevmeni beklemekten ve hayal etmekten, ben nefes alayım yeter  nasılsa yaşarım diyen bir kadın olamadım.

13 Şubat 2011 Pazar

kandiller yaktı gözlerin gönlümde

kandiller yaktı gözlerin gönlümde
kandiller rengarenk ışıkları gözlerinde
en çokta yeşil ve  mavi
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
dönüp dönüp bakasım geldi
yar oldun sen bastığım her yerde
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
uzun gecelerde ışıksız kalmayayım diye
yolumu hep doğru bulayım diye
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
yarim oldu ışığı geceme günüme
eksik kalmayayım diye hasretinde
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
sensiz nefes bile alamam
sensiz ölemem ne çare
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
ruh ile beden derin bir uykuda
nasıl geçti bilmem bunca sene
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
sen benden habersiz belki de
ellerim kalbinin üzerine yürüdüğünde
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
dostu düşmanı görsem ne
hayatı eskiteyim yeter senle
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
uzun uzun yollarını bekliyeyim
senden hiç vazgeçmeyeyim
seni hep seveyim diye
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
en soğuk gecede bile
beni ısıtır üşümem  sensizlikte
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
ben senin telli duvaklı gelinin
sen benim cesur güveyim olasın diye
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
bu aşk sonsuz olsun hiç bitmesin
yanından yanımdan bir an ayrılmaz bilmem niye
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
umutsuz bir çölde
bir cana can vermek üzre
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
kandiller mavi yeşil hiç sönmeyecek gibi
sonra bir kandil yıktı gözlerin gönlümde
rengini, sesini, sözünü, yeminini sildi
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
hiç ama hiç sönmeyecek gibi
olamadı da kimse sönmesinin sebebi
kandiller yaktı gözlerin gönlümde
şimdi çok uzak bir yerlerde
ve  kandiller yaktı  gözlerin gönlümde
külleri savrulmuş evrenin her yerine
aşk bugün neylesin külleri
seven yoksa sevdiğinin gönlünde
öyle  kandiller yaktı gözlerin gönlümde
son bir daha hiç kimseyi sevmeyeyim diye......
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...